SAĞLIK

Kırık ayakla 3 hastane gezdi

Gaziantep'te ayağı kırılan 4 yaşındaki çocuk ayağını alçıya alınması için hastane hastane gezdi.

Kırık ayakla 3 hastane gezdi

Gaziantep'te evde oyun oynarken ayağı kırılan 4 yaşındaki çocuğun kırılan ayağı 3. hastanede alçıya alınabildi.

Gazeteci Mehmet Boncuk, 4 yaşındaki oğlu Muhammet Eymen'in kırılan ayağının alçıya alınması sürecinde yaşadıklarını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şöyle anlattı:

"Muhammed Eymen bu aralar uzun süre evde kalmaktan dolayı iyice yabanileşti; kırıp dökmediği bir şey kalmadı evde. En son balkona çıkmak için oturma odasının penceresini kullanmaya çalışınca ayağını, aralarında 3 santimlik mesafe bulunan kalorifer peteği ile duvar arasına sıkıştırmış. Oradan çıkmaya çalışırken de ayağını bilekten kırmış.

Eşim arayıp bilgi verince gidip aldım ve kentin en üst basamak sağlık kuruluşudur diyerek Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’ne götürdük. Çocuk Acil’de bir doktor hanım bizi dinledikten sonra röntgene gönderdi. Röntgen bölümündeki teknisyen büyük bir itinayla bize yardımcı olarak filmi çekti. Hemen ilk başvurduğumuz noktaya gittik. 
Aynı doktor: 
 “Bizim ekip şu an başka bir hastaya bakıyor. Siz gidip dışarıda oturun. 15-20 dakikaya kadar işleri bitebilir. O zaman gelirseniz sizi ortopedi servisine yönlendiriz” 
- Siz yönlendirseniz, ayak kırık diyorsunuz, boşuna o kadar beklemese? 
- Olmaz! Benim yetkim yok!
- Yetkisi olanlara söyleseniz, kapıyı aralayıp sorsanız eminim “Ortopediye gönder” diyeceklerdir. 
- Yok! Olmaz, gidip soramam bana kızarlar, hem ben intörn doktorum
- Bacım, madem yetkin yok nasıl hasta bakıyorsun? Bizden önce de 2 hastaya baktın!

Boşuna çene çaldığımızı anlayınca, “Polikliniğe götürelim, hiç olmazsa doğru düzgün bir muayene yapılır” diyerek karşı binanın yolunu tuttuk; kucağımızda zar zar ağlayan Eymen ile birlikte. 

İlk girdiğimiz doktor bizi başkasına yönlendirdi (sanırım o da intörn’dü) Başını kaldırıp bakan doktora bir iki cümle ile derdimizi anlatmaya çalışırken:

“Burada acil hasta bakmıyoruz, sizin servise gitmeniz gerekir” 

 “İyi ama, ayağı kırık, servisten bizi yönlendirecek doktor da yoktu” 

- Siz acilden giriş yapmışsınız, kliniğe gitmeniz lazım” 
- “Ama ayak, kırık” 
- “Oraya gidin, yapacak bir şey yok” 

2 kat aşağı in, bir daha karşı binaya git. Asansör dolu, 3 kat kucakta çocukla koş, servise… Ortalıkta kimseler yok. Dön dolaş derken kapısına “olay yeri, girilmez” türü şerit çekilmiş bir odada oturan 2 görevli bulduk:  
“Devam et, sağdan ikinci kapıda doktor vardır” 

Korka korka kapısını çaldığımız odada oturan doktor elindeki telefondan başını kaldırır kaldırmaz, 
“Merhaba hocam, çocuğun ayağı kırılmış. Acilde film çektiler ama uzman doktora yönlendirecek yetkili yokmuş. Biz de dışarıda beklemektense direk kendimiz polikliniğe getirdik. Poliklinikteki doktor acil vaka olduğu için bakamayacaklarını söyleyip size gönderdi. 

- İyi de kimse bana danışmadı. Bizi aramaları gerekiyordu.
- Hocam, birinde yetkili yoktu, ötekisi de servise gidin dedi.
- Siz gidip acilde bekleyin, işleri bitince bizi arayıp danışsınlar.
- Ama hocam….
- Olmaz..!
“Olmuyorsa olmasın, Allah sizi bildiği gibi yapsın” diyerek çıkınca ardımdan seslendi: TeCesini verin, bakayım bilgisayara.
- Gerek yok kardeşim, ben TeCe’nin yazılı olduğu kimliğin yanına 200 TeLe de ekler en yakın özel hastanede işlemimi yaptırırım diyerek ardıma bakmadan yola koyuldum. 

İşler sarpa saracak ya gittiğimiz hastanede de acil servis bakamayacağını söyleyip uzmana gönderdi. Uzmanın biri ameliyatta diğeri de yemek arasındaymış. 

Soluğu 40 yıldır şehrin tüm yükünü çeken emektar Devlet Hastanesi’nde aldık.  Dr. Ersin Arslan Hastanesi’ne adımımızı atar atmaz (adım atacak yer olmamasına rağmen) işimiz en kısa sürede çözüldü. Acildeki görevli kızcağız hemencecik işlemleri yapıp bizi röntgene gönderdi. Röntgendeki teyze dövecekmiş gibi “uzak dur” demese iyiydi ama olsun, işimiz hemen görüldü. İki dakika içinde gittiğimiz doktor filme bakıp yapılması gerekenleri dosyaya yazıp bizi alçı odasına gönderdi. Alçıdaki teknisyenler de kısa sürede işlerini yapıp, gerekli tavsiyeleri de ettikten sonra bizi yolculadılar. 

Eymen efendi, 15 gün boyunca alçıdaki ayağıyla böyle yatacak. Pandemi sürecinden beri işimiz zordu, sanırım 15 gün daha da zor olacak. Olsun, baş göz üstüne, çekeriz. Yalnız arada böyle densiz iş yapan (pardon yapmayan) insanlar da olmasa....