SAĞLIK

Iğdır'dan dünyaya

Iğdırlı ebe annenin oğlu, bulduğu hastalığa ismi verilerek dünyaca üne sahip oldu.

Iğdır'dan dünyaya

Çocuklarda görülen bir tür genel gelişim geriliğini keşfeden Doç. Dr. Sedat Işıkay’ın soyadı, bulduğu hastalığa verildi. Işıkay: Ben ebe annemin çırağıydım, civcivlere tedaviler yapardım.
SABAH gazetesinden Mehmet Boncuk'un özel haberine göre, Iğdır'ın bir köyünde öğretmen bir baba ile köyün ebesi olan annenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Sedat Işıkay'ın hayatı kayısı bahçeleri ve pamuk tarlaları arasında geçti. 9 köyün ebeliğini yapan annesiyle gece gündüz demeden doğumlara giden, aşı çalışmalarında enjektörleri hazırlayan Işıkay, lise eğitiminin ardından girdiği üniversite sınavında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığı eğitimi alan Işıkay, Çocuk Nöroloji yan dal eğitiminin ardından 2015 yılında doçent oldu. Bir yıldır Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültes'inde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Nöroloji Bilim Dalı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan Işıkay'ın soyadı bir hastalığa verildi. 
"IŞIKAY SENDROMU" ADI VERİLDİ
44 yaşındaki Doç. Dr. Sedat Işıkay, yaptığı bilimsel çalışmalar sonucunda doğum sonrası bazı çocuklarda görülen ve genel gelişim geriliği, ilerleyici kafa küçüklüğü, yapısal beyin anormalliği ile karakterize bir hastalık buldu. Yaptığı çalışmalar ve buluşu tıp dünyası tarafından da onaylanan Doç. Dr. Sedat Işıkay'ın ismi bulduğu hastalığa verilerek hastalık tıp literatürü kayıtlarına 'Elbracht-Işıkay Sendromu' diye geçti. Yaptığı akademik çalışmalarla adından söz ettiren Işıkay, profesörlük unvanına da kavuşarak babasının özlemini gidermiş olacak. SABAH'a konuşan Işıkay, "Annem ebe olduğu için onunla köy köy gezerdim. Küçükken hasta civcivlere tedaviler verirdim. Baharda kır çiçekleri açtığında arkadaşlarımla toplayıp taşlarla ezerek ilaçlar yapardım. Aşı kampanyalarında annem ile birlikte uzak dağ köylerine giderdik. Benim görevim küçük aşı enjektörlerini açmak ve hazırlamaktı. Bir keresinde doğumda ters gelen bir bebeğin ve annesinin dramına şahit oldum. Bir meslek edinecekseniz o mesleğin çırağı olmalısınız. Yıllarca birçok insanın hastalığına hep şahit oldum. Daha liseye gittiğimde doktor olmaya karar vermiştim" dedi.

Ülkemizde daha önce Hulusi Behçet (Behçet hastalığı), Asım Cenani (Cenani- Lenz sindaktilisi), Şerif Çanga (Canga's bead semptomu) ve Burhan Say (Say's sendromu ve Say-Meyer sendromu) tıp literatüründe isimleri kullanılan diğer Türk hekimlerden. Son olarak Elbracht- Işıkay Sendromu keşfi ile dünya literatürüne Türkiye'den giren beşinci kişi Sedat Işıkay oldu.