Mustafa Kaygısız
Mustafa Kaygısız
Giriş Tarihi : 25-10-2016 12:48

DAEŞ veya Sosyal Medya

Yazılı medya yani gazetelerde bir haberin yayınlanması haber kaynağı-muhabir-editör-yazı işleri sürecini takip etmesi gereken 3-4 aşamalı bir dönem. Haberde önemli bir unsur ise doğrulanabilir olması yani amiyane tabirle yalan olmamasıdır.

 

Gazetede çıkacak bir haberin doğrulanabilirliği için epey zaman oluyor.

 

Son yıllarda popülerleşen “Sosyal Medya” ise tam tersine bir kişinin isteğiyle şekillendirdiği, çoğu zaman kulaktan dolma bilgilerin yer aldığı tek bazlı bir bilgi. Bilgi demek bile çoğu zaman abartılı oluyor, çünkü yalan yanlış şeylere bilgi demek ne kadar doğru.

 

Hal böyle olunca sosyal medya veya benzeri iletişim araçları en çok da yalan yanlış bilgiler yayarak toplumu germeye, endişeye sevk etmeye ve dolayısıyla amaçlarına ulaşmaya çalışan terör örgütlerinin veya çıkar gruplarının işine yarıyor.

 

Malum, dün Gaziantep’in pek çok bölgesinde sular kesikti, gündemde DAEŞ ve terör saldırıları da olunca milletin aklına kırk türlü iş geldi.

 

Kimisine göre baraja bir kamyon zehir boşaltılmıştı, kimisine göre Hacıbaba Su Deposu’na DAEŞ tarafından birkaç çuval bilinmeyen madde atılmış, bazılarına göre ise deponun yakınında bazı şüpheli malzemeler bulunduğu için sular kesilmişti.

 

Belediyeden geç saatte açıklama yapılınca dedikodu medyası iyice zıvanadan çıktı.

 

Öğleden sonra piyasaya “Ben, GASKİ Müdürü, bilmem kim ile birlikte Merinos’ta yaptığımız toplantıda….” Diye başlayan ve ilkokulu dışarıdan bitirmiş bir kişinin kaleminden çıktığı görünümündeki bir metin dolaşmaya başladı. Herkes de güya iyilik yapıyormuşçasına sosyal medya veya watsapp benzeri platformlardan bu metni önüne gelen göndermeye başladı.

 

Böyle bir şeyi daha önce de yaşamıştık, hatta şehirde hazır su satan işyerlerinde uzun kuyruklar oluşmuş, piyasada hazır su kalmamıştı.

 

Dün de öyle oldu.

 

Fazladan Merinos gibi büyük bir kurumu da işin içine dahil etmeleri, bu toplantıların sanayideki büyük fabrikaların tamamında yapıldığı imasında bulunulması da vardı.

Merinos firması ise Büyükşehir Belediyesi’nden de beter bir gecikmeyle ancak bugün öğlen saatlerinde bir açıklama yaparak fabrikalarında bahsedilen toplantının veya benzerlerinin yapılmadığını açıkladı.

 

Sadede gelecek olursak,

 

Sosyal medyada her görünene inanmamak lazım, en başta mantık terazisiyle tartmak gerekir.

 

Yetkili kurumların sosyal medya başta olmak üzere tüm iletişim mecralarını iyi takip etmesi ve anında reaksiyon vermesi, KPSS zihniyetiyle hareket etmeyecek vasıfta yöneticilerle donanması da elzem.

 

Yine benzer bir konuda 24 saat sonra ancak topluma açıklamada bulunabilen bir özel sektör kuruluşunun daha ilk başlarda ciddi bir açıklama ile yalan organizasyonunu tersine çevirme olanağını kullanması da gerekiyordu.

 

Tabi belediye veya GASKİ’de bu işi yapacak, hazlı karar verecek birileri var mı? Sanmam.

Aynı şey Merinos için de geçerli, burada fabrika müdüründen başka kimseyi bırakmayıp her şeyi İstanbul’a taşımak çözüm olmuyormuş demek ki… 

NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
a
a
RÖPORTAJLAR
a
a
ARŞİV ARAMA