Ahmet Durak
Ahmet Durak
Giriş Tarihi : 04-01-2019 17:27

"Aday adayı" adayları

Pek çok şehirde vardır ama Gaziantep'te biraz daha fazla gibime geliyor.

Her yere aday adayı olanlar...

Her köşe başını tutmaya çalışanlar... Her taşın altından çıkanlar...

O kadar fazlalar ki, o kadar çoklar ki; hemen göze batıyorlar. 

Bir yere gelemezlerse de, ömürleri "aday adaylığı" ile geçse de pes etmiyorlar. 

Büyük cesaret, büyük rahatlık. Ben olsam bir, bilemedin ikincisinde yüzüm kızarır, hiç olsazsa eşimden dostumdan utanır sokağa bile çıkamam ama bunlardaki rahatlık kimsede yok.

Hani hiciv sanatında meşhur bir dize vardır; "Ekende yok, biçende yok. Yiyende ortak..." diye. 

Bunların durumu biraz da öyle. 

Seçim gündeme gelene kadar, adını kullanarak meşhur olmak istediği partisinin hiçbir etkinliğine katılmaz, partide taş üstüne taş koymaz, bir mahalle delegesi kadar faydası ve kıymeti harbiyesi olmaz ama her seçimde aday adayı olur. Neredeyse tüm partilerde böyle ama her zaman iktidar partilerinde sayı illaki daha fazla. 

Bir parti yöneticisi olsam, yapacağım ilk iş, partiyle ilgisi, alakası olmayan bu tipleri aday adaylığı müracaatı için kapya bile koymam. Emek vermede, zahmet çekmede yok ama 

Her genel seçimde milletvekili "aday adayı"...

Her yerel seçimde belediye başkan "aday adayı"...

Danışman adayı, encümen adayı, adayı da adayı....

Oyle küçük rütbeler de istemezler.

Eskilerin tabiriyle "A yavrum", hele sen önce bir muhtar adayı ol, boyunun ölçüsünü al, sonra gel belediye meclisine aday adayı ol. İşe yara. Varsa bir cevherin illaki onu değerlendirecek bir sarraf çıkacaktır. 

Yok, illa tepeden başlayacak paşam! 

Önce vekil, olmadı reis olcek.

Öyle rahatlar ki bir de, tanımazsan bilmezsen, kesin Ankara'dan "Olur"u almış dersin. 

Cebinde akrep var misali, partiye bir kuruş katkısı olmamış, üç beş vatandaşa hayrı dokunmamış, tanıyanı bileni yok ama makamların en alasını ister. 

Oldu canım....

Ha bir  de bunlara yeni türleri eklenmiş. 

Kendi çabalarıyla bir baltaya sap olamayacağını anlayınca, aşiretini, memleketini araya katarak öne çıkmaya çalışanlar. 

Yöntemleri de çok kolay, daha önce binbir emekle bir yere varanları taklit ederek oluşumlara, ortamlara girerek son bir şans çabalayanlar. 

Olmaz ağalar, olmaz! (Ağa lafzı işin esprisi, maraba kadar bile etkileri yok çünki) 

Ha deyince araba yürümüyor.

Gak deyince ekmek, guk deyince su verilmiyor.

Onun için kuş olmanız gerekiyor. 

O zaman belki birileri acır da bir parça ekmeği doğrayıverir önünüze.

Onun için de kuş olmanız, kanat sahibi olup semalarda süzülmeniz icap ediyor. Onda da ancak yem atıverirler önünüze, ötesi yoktur yani. 

Hülasa her kuş sürüsüyle uçar. Yalnız uçanın menzili kısa olur. 

Siz siz olun, önce partinizde elinizi taşın altına koyun; emek verin. Eşinizle, dostunuzla da iyi ilişkiler geliştirin ki parti sizi bilsin, eş dost da yanınızda dursun.

Ötesi mi ?

Hep aday adayı olursunuz, bırakın bir makama gelmeyi adayı bile olamazsınız...

 

NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
a
a
RÖPORTAJLAR
a
a
ARŞİV ARAMA