Sonbaharda enfeksiyonlardan korunmak için vitamin takviyelerine yönelenlere uzmanından uyarı geldi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cihadiye Elif Öztürk, bağışıklık sistemini desteklemenin tek bir besin veya takviyeyle mümkün olmadığını belirterek dengeli beslenme, düzenli uyku, hareket ve aşıların önemine dikkat çekti.
Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Prof. Dr. Öztürk, özellikle vitamin ve mineral takviyelerinin gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Takviye ihtiyacının kişiye göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Öztürk, gereksiz ve yüksek doz kullanımın sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Öztürk’ün önerileri ve enfeksiyonlardan korunmada öne çıkan günlük alışkanlıklar şöyle:
1. Beslenmede çeşitliliğe yer verin
Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve yeterli protein içeren dengeli bir beslenme düzeni, bağışıklık sisteminin normal işleyişini destekliyor. Yoğurt ve kefir gibi fermente ürünlerle soğan, sarımsak ve pırasa gibi lif içeren besinler de bu düzenin parçası olabilir.
Ancak probiyotiklerin solunum yolu enfeksiyonlarına karşı etkisi konusunda kesin bir koruma vaadinde bulunmak doğru değil. Araştırmalarda bazı yararlar görülse de sonuçlar kullanılan mikroorganizmaya ve ürüne göre değişiyor; kanıtların kesinliği sınırlı kalıyor.
2. Takviyeye kendi kararınızla başlamayın
D vitamini, demir, çinko ve diğer besin öğeleri vücudun normal işleyişinde görev alıyor. Bununla birlikte herkesin aynı takviyeyi kullanması veya geniş bir vitamin testi paneli yaptırması gerekmiyor. Tetkik ve takviye ihtiyacı; beslenme, belirtiler ve riskler dikkate alınarak hekim tarafından değerlendirilmeli.
Özellikle yüksek doz D vitamininin kontrolsüz kullanımı, kanda kalsiyum artışına ve böbrek hasarı gibi ciddi sorunlara neden olabiliyor.
3. Uyku düzeninizi koruyun
Yetişkinler için genellikle gecede 7–9 saat uyku öneriliyor. Yeterli uyku, bağışıklık sisteminin işleyişine katkı sağlıyor. Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, akşam saatlerinde kafeini sınırlamak ve yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak uyku kalitesini destekleyebiliyor. Herkes için geçerli tek bir uyku saatinden çok, yeterli süre ve düzen önem taşıyor.
4. Hareketi günlük yaşamın parçası yapın
Düzenli fiziksel aktivite genel sağlığı ve bağışıklık işlevlerini destekliyor. Yetişkinler için haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta hareket öneriliyor. Haftanın beş günü 30’ar dakikalık tempolu yürüyüş bu hedefe ulaşmanın yollarından biri. Egzersizin süresi ve yoğunluğu kişinin sağlık durumuna ve kapasitesine göre belirlenmeli.
5. Gün boyunca yeterli su tüketin
Öztürk, havaların serinlemesiyle susama hissi azalsa da sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Günlük ihtiyaç; yaşa, hareket düzeyine, hava koşullarına ve sağlık durumuna göre değişiyor. Sıvı kısıtlaması önerilen kişilerin ise hekimlerinin belirlediği plana uyması gerekiyor.
6. Gün ışığından güvenli biçimde yararlanın
Özellikle sabah saatlerinde gün ışığı almak, uyku ve uyanıklık düzeninin korunmasına yardımcı oluyor. Güneş ışığıyla D vitamini üretimi ise mevsim, enlem, günün saati, yaş ve cilt özellikleri gibi etkenlere bağlı olarak değişiyor. Bu nedenle sonbahar ve kış boyunca Türkiye’nin her yerinde D vitamini üretiminin tamamen durduğunu söylemek doğru değil.
7. Aşıları ve hijyen önlemlerini ihmal etmeyin
Prof. Dr. Öztürk, özellikle risk grubundaki kişilerin mevsimsel grip aşısı konusunda hekimlerine danışmalarını önerdi.
Önerilen aşıların yaptırılması, el hijyeni ve kapalı ortamların havalandırılması solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada önem taşıyor. Kalabalık ve yeterince havalandırılmayan yerlerde maske kullanımı da ek koruma sağlayabiliyor. Hastalık belirtileri ortaya çıktığında yakın teması azaltmak, enfeksiyonun başkalarına bulaşmasını önlemeye yardımcı oluyor.