Gaziantep’te asrın deprem felaketinde ölü mü diri mi olduğu belirlenemeyen 13 yaşındaki İrem Karaca’nın durumu 3 yıl sonra açılan mezarlarda yapılan DNA testiyle netliğe kavuştu. Tüm ailesini kaybeden acı babanın 3 yıllık mücadelesindeki umudu yapılan testle sona verdi.

6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bulunan Gözde Apartmanı tamamen çöktü. Apartmanda yaşayan Karaca ailesi de enkaz altında kaldı. SABAH Gazetesinden Halit Turan’ın özel haberine göre, enerji firmasında çalışan 4 çocuk babası Fatih Karaca, gece vardiyasında olduğu için hayatta kaldı. Çalıştığı araziden hızla evine giden Karaca, 2'nci katında oturdukları 6 katlı Gözde Apartmanı'nın yıkıldığını gördü. Karaca'nın eşi Duygu (41), çocukları Mehmet (16), Sıla (16), Adile Nur (17), İrem (13), annesi Adile Karaca (68) ve kayınvalidesi Havva Olamcam (66) enkaz altında kaldı. Ailenin çocuklarından biri olan 13 yaşındaki İrem Karaca'ya ise ulaşılamadı. Yapılan aramalara rağmen genç kızın cenazesinin bulunamadığı düşünülüyordu.

Kızından hiçbir iz bulamayan Fatih Karaca, yıllarca onu aradı. Kızının bir gün bulunabileceğine inanan baba, yaşadığı özlemi kaleme aldığı bir şiirle dile getirdi. Şiir kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve deprem felaketinin en hüzünlü hikâyelerinden biri olarak hafızalara kazındı. Karaca, üç yıl boyunca kızının akıbetini öğrenebilmek için yetkililere başvurmaya devam etti. Depremden sonra kızını gördüklerini söyleyen kişiler de Fatih Karaca'nın umudunu artırdı. Depremde evleri yıkılan ve Gençlik Stadı'nda çadırda kalan kızının okul arkadaşı, İrem ile voleybol oynadıklarını, daha sonra ayrıldıklarını anlattı. Ankara'dan gelen iki gönüllü doktor da kendisini arayıp küçük bir kız çocuğu gördüklerini söyledi. Doktorlar İrem'in fotoğraf ve videolarına bakıp, gördükleri kişinin yüzde yüz İrem olduğunu, ancak akli dengesinin yerinde olmadığını söyledi. Fatih Karaca bu duyumlar üzerine daha da umutlandı.

İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı depremde kimliği belirlenemeyen cenazelerle ilgili dosyayı yeniden incelemeye aldı. Soruşturma kapsamında İslahiye'de kimliği tespit edilemeyen bir cenazenin DNA örnekleri, baba Fatih Karaca'dan alınan örneklerle karşılaştırıldı. Yapılan ilk incelemede eşleşme çıkmadı. Bunun üzerine savcılık dosyayı derinleştirdi. Kimliği belirsiz cenazenin defnedilmeden önce çekilmiş fotoğrafları incelendiğinde cenazenin yaklaşık 40-45 yaşlarında bir kadına ait olabileceği değerlendirildi. Bu tespit üzerine cenazenin İrem'e değil, annesi Duygu Karaca'ya ait olabileceği ihtimali gündeme geldi.

Yeni ihtimal üzerine Adana'da depremden sonra defnedilen cenazeler için mezar açma kararı verildi. Adana'da Duygu Karaca olarak defnedilen cenaze ile birlikte İrem Karaca'nın üç kardeşi, anneannesi ve babaannesinin mezarları açıldı. Ayrıca İslahiye'de kimliği belirsiz olarak defnedilen mezardan da yeniden DNA örnekleri alındı. Alınan örnekler Adli Tıp Kurumu Gaziantep Grup Başkanlığı'nda incelendi.

Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı rapora göre İslahiye'de kimliği belirsiz olarak defnedilen cenazenin anne Duygu Karaca'ya, Adana'da Duygu Karaca adıyla defnedilen cenazenin ise İrem Karaca'ya ait olduğu tespit edildi. Bu tespitle birlikte üç yıldır kayıp olduğu düşünülen İrem Karaca'nın mezar yeri de kesin olarak belirlenmiş oldu.

9 Şubat 2010 doğumlu olan İrem Karaca'nın depremde hayatını kaybetmemiş olsaydı, felaketten yalnızca üç gün sonra 13'üncü yaş gününü kutlayacağı öğrenildi.

Depremde eşini, çocuklarını ve annesini kaybeden Fatih Karaca, üç yıl boyunca kızının bir gün bulunabileceği umuduyla yaşadı. Yıllarca süren bekleyiş, yapılan DNA incelemesiyle son buldu.

 

KIZI İÇİN ŞİİR YAZMIŞTI

 

Karaca, kızı için bir de şiir yazmıştı.

NEREDESİN İREM?

Özledim yüzünü, uzun saçını

Neredesin yavrum, çıkıp gelsen?

Kaybettim depremde tüm ailemi

Neredesin? İrem! Çıkıp gelsene

Asrın felaketi deprem yıktı yuvamı

Kaybettim yavrumu, ciğer paremi

Gören der ki sağdır, gelecek geri

Neredesin? İrem! Çıkıp gelsene

On beş aydır gözlerim dereye döndü

Gözlerim yollarda, her yerde sordu

Benim gonca gülüm sararıp soldu

Neredesin? İrem! Çıkıp gelsene

Gidemez oldum virane yurda

Başım dönüyor ölüm yolunda

Yıkılmış binanın beton altında

Neredesin? İrem! Çıkıp gelsene