Her dikkat dağınıklığı DEHB değil: Uzmanından uyarılar

DEHB, çocuklarda hareketlilik, yetişkinlerde erteleme ve zaman yönetimi güçlüğüyle görülebiliyor. Ancak her dikkat dağınıklığı DEHB anlamına gelmiyor.

SAĞLIK - 07-11-2026 12:41

Her dikkat dağınıklığı DEHB değil

Çocuklarda aşırı hareketlilik ve başladığı işi bitirmekte zorlanmayla görülebilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yetişkinlerde erteleme ve zaman yönetimi güçlüğüyle kendini gösterebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, uykusuzluk ve stresin de dikkati etkileyebildiğini belirterek her dikkat dağınıklığının DEHB olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), yalnızca çocukluk döneminde yaşanan bir sorun değil. Yetişkinlikte de sürebilen bu durumun belirtileri, yaşla birlikte farklılaşabiliyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, DEHB’nin dikkat, dürtü ve hareketlilik kontrolünün yanı sıra kişinin kendini düzenleme becerilerini de etkileyen nörogelişimsel bir durum olduğunu belirtti.

Çocuklarda dikkatin kolay dağılması, aşırı hareketlilik, bir işe başlamakta ya da başladığı işi tamamlamakta zorlanma gibi belirtiler görülebildiğini anlatan Unutmaz, uzun süre oturmayı gerektiren etkinliklerde güçlük yaşanabildiğini de ifade etti.

Yetişkinlikte erteleme ve planlama güçlüğü

Unutmaz’ın verdiği bilgiye göre çocuklarda hareketlilik daha belirgin olabilirken yetişkinlerde işleri erteleme, zamanı yönetememe ve görevleri öncelik sırasına koymakta zorlanma öne çıkabiliyor. Yapılan planları uygulamaya geçirmek ve sürdürmek de güçleşebiliyor.

Bu nedenle DEHB’nin yalnızca hareketli çocuklarla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Unutmaz, belirtilerin kişinin günlük yaşamındaki etkileriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Uykusuzluk ve stresle karıştırılabiliyor

Zaman zaman dikkati toplamakta zorlanmanın tek başına DEHB anlamına gelmediğini belirten Unutmaz, uykusuzluk, stres ve uzun süre ekrana maruz kalmanın da dikkati dağıtabildiğini söyledi.

Değerlendirmede yalnızca belirtilerin varlığına bakılmadığını anlatan Unutmaz, bunların ne sıklıkla yaşandığının ve okul, iş, aile hayatını ne ölçüde etkilediğinin de dikkate alındığını kaydetti.

Çocukları etiketlemek güçlüğü görünmez kılıyor

Dikkatini sürdürmekte veya hareketlerini kontrol etmekte zorlanan çocukların kimi zaman “şımarık”, “yaramaz” ya da “disiplinsiz” olarak tanımlandığını belirten Unutmaz, bu yaklaşımın çocuğun yaşadığı güçlüğün anlaşılmasını engelleyebileceğine dikkat çekti.

Dışarıdan söz dinlemiyormuş gibi görünen bir çocuğun, gerçekte dikkatini ve davranışlarını düzenlemekte zorlanabileceğini ifade eden Unutmaz, bu davranışların doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tanı tek bir teste dayanmıyor

Unutmaz, DEHB tanısının tek bir test sonucuyla konulmadığını; klinik görüşmelerin, aileden alınan bilgilerin ve çocuklarda öğretmen gözlemlerinin değerlendirme sürecinde önem taşıdığını belirtti.

Değerlendirmenin ardından kişinin ihtiyaçlarına göre destek planı hazırlandığını anlatan Unutmaz, psikoeğitim ve davranışsal yöntemlerden yararlanılabildiğini, gerekli görüldüğünde ilaç tedavisinin de uygulanabildiğini ifade etti. Unutmaz, sürecin amacının kişiyi etiketlemek değil, yaşadığı güçlükleri belirleyerek uygun desteğe ulaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Günün Diğer Haberleri