Yoğun bakım doktorlarının odalarındaki çekyatın kaldırılması üzerine yerde yattıklarını iddia eden sanal medya paylaşımının ardından liyakatsizliğe tepki gösteren hocaya yapılmak istenen itibar suikastı çıktı.
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahili Yoğun Bakım ünitesinde çekilen fotoğrafa tepki gösteren bölüm başkanı, “Liyakatsizliğe karşı dava açtığım şahıslar güya beni rezil etmek istiyorlar ama mesleğe ve gece gündüz demeden hastaları için mücadele eden yoğun bakım hekimlerine kara çalıyorlar. Yoğun bakımlarda uyunmaz. Yoğun bakım nöbetçi hekimi odasında uyumaz, sadece oturup dinlenir. İnsanlar hastalarının canını bize emanet ediyorlar, biz de gidip bir odada uyusak olur mu? Amaçları beni yıldırmak ama tıpkı daha önceki liyakatsizliklere ve usulsüzlüklere dava açtığım gibi buna da dava açacağım” dedi.
www.yeniantep.com’a konuşan Dahiliye Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Gülseren Elay, yoğun bakımda eğitimle ilgili olarak yaklaşık bir yıldır devam eden liyakatsiz bir atama olduğunu ve olayın mahkemeye kadar yansıdığını belirterek, “Bu olayda yer alanlar yoğun bakım işleyişini ciddi bir şekilde bozmuştur. Bununla ilgili tutulmuş tutanaklar, resmi yazılar, dilekçeler mevcut. Bu konu artık adli makamlara yansıyınca karşı taraf bel altı vurarak, yere yatak sererek, asistanların üstünü örterek bunu haber yaptı. Normalde ben yükseköğretim kurumu izin vermezken nöbet ertesi asistanlara izin veren biriyim. Yoğun bakımda tek kişi nöbet tutarken bu sayıyı ikiye çıkartan biriyim. Bu iki hoca arasındaki liyakat tartışması çirkin bir seviyeye düşürülerek böyle bir komplo kuruldu. Yoğun bakımda asla uyuma diye bir şey olamaz, dinlenme olur. Hemşire arkadaşlar da personel de bu şekilde çalışıyor. O zaman personele de bir çekyat, hemşireye de bir çekyat verilmeli. Üstelik nöbet ertesi gidiyorlar. Resimde görüldüğü üzere şahıslar bilerek yüzünü kapatmış, sanki kendilerine oda verilmemiş gibi davranmış. Oysaki yatılan yer kendilerine tahsis edilen oda” dedi.
Fotoğraftaki kişinin kurallar gereği dinlenmede olmadığını, üstüne yorgan çekip yattığına dikkat çeken Elay, “Dahiliye yoğun bakım en ağır hastaların yattığı, bir çok merkezde tedavi görülmeyen yaşam şansı çok düşük hastaların yattığı bir yer. Böyle bir yerde üstüne yorgan çekip yatmak kabul edilemez. İhtiyaçları halinde asistanları esnek çalıştıran hatta hafta içi bile izin veren bir hocayım. Orada yatan kişilerin asistan olduğunu da düşünmüyorum çünkü yüzleri de görünmüyor. Bu konuyu savcılığa bildirip bunu yapanlara suç duyurusunda bulunacağım. Bu haberi yaptıran veya arkasında olan kişilerin de bulunacağını düşünüyorum” diye konuştu.
3 yıldır bu sorunlarla mücadele ettiğini ve son 1 yıl içinde sayısız dilekçe verdiğini belirten Elay, “Bunları yaşamamın sebebi yoğun bakımdaki usulsüzlüklere göz yummamam, bunları resmi dilekçelerle bildirmiş olmam. Olay artık fazlasıyla bel altı olmaya başladı. Sosyal medyada tarafıma karşı bir linç kampanyası başlatıldı. Bu fotoğrafları çekip servis eden akademisyenler aynı zamanda tarafıma üç yıldır mobbing yapanlar. Şu anda da ben açıklama yaptığım için bana haber gönderip beni tehdit ediyorlar. Ancak olaylar çığırından çıkmış bir durumda gerçeklerin üstü daha fazla örtülemez. Başarılı çalışkan liyakatli insanlar hedef gösterilemez. Bu fotoğrafın paylaşıldığı sayfa bana mobbing yapanların çok yakın arkadaşı. Dava açtığım için bana kumpas kuruldu ama geri adım atmayacağım ve tezgahların tersine çevireceğim” dedi.
Elay sözlerini şöyle tamamladı: “Profesör Dr. Turgay Çeliker’in kitabında yazar. Benden önce Amerika’dan bir yoğun bakım hocası getirilmiş, amaç Türkiye’nin en büyük yoğun bakımını Gaziantep’te kurmak. Bana yapılan benzer muamele ona da yapıldığı için hoca İstanbul’a ağlayarak gitmek zorunda kalmış. Ondan sonra Yoğun Bakım uzun süre hocasız kalmış. İkinci kişi olarak ben geldim, bana da aynı şeyler şu anda Gaziantep Üniversitesi’nde yapılıyor. Bu Gaziantep halkına yapılmış en büyük kötülüktür. Benim şahsim bir beklentim yok, olmadı çekip giderim buradan ama hem üniversite hem de Gaziantep şehri zarar görür.”
