Gaziantep’te mevsim geçişiyle birlikte solunum yolu şikâyetleri artarken, Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Polat Durukan her ateş ve öksürüğün acil servis başvurusu gerektirmediğini söyledi. Durukan, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bilinç değişikliği gibi belirtilerde ise gecikilmemesi gerektiğini vurguladı.
Hava sıcaklıklarının düşmesi ve mevsim geçişiyle birlikte özellikle solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanırken, acil servislere başvurularda da yoğunluk görülüyor. Ani hava değişimlerinin vücudun savunma sistemini etkileyebildiğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Polat Durukan, sonbahar döneminde ortaya çıkan bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini söyledi.
Sonbaharla birlikte gündüz ve gece sıcaklıkları arasındaki farkın arttığını ifade eden Prof. Dr. Polat Durukan, bu dönemde özellikle çocuklar, ileri yaştaki kişiler ve kronik hastalığı bulunanların daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Sonbahar aylarında öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve ateş gibi şikâyetlerin sık görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Polat Durukan, her şikâyetin acil servis başvurusu gerektirmediğini ancak bazı belirtilerin daha ciddi tabloların habercisi olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Polat Durukan, “Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları oldukça sık görülüyor. Ancak hastaların şikâyetlerini değerlendirirken belirtilerin şiddetine ve kişinin genel durumuna bakmak gerekiyor. Özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, bayılma, ciddi halsizlik veya genel durumda belirgin bozulma varsa beklenmemeli ve sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.
Acil servise başvurulması gereken belirtilerin yalnızca ateş ve enfeksiyon şikâyetleriyle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Polat Durukan, özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığının önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Durukan, “Göğüs ağrısı, özellikle baskı veya sıkışma şeklindeyse ve beraberinde nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi ya da bayılma gibi belirtiler varsa önemsenmelidir. Bu tür durumlarda kişinin kendi kendine tanı koymasını veya şikâyetin geçmesini beklemesini doğru bulmuyoruz. Acil değerlendirme gerekebilir” ifadelerini kullandı.
Çocuklar ve ileri yaştaki bireylerde hastalıkların belirtilerinin farklılaşabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Polat Durukan, özellikle yüksek ateş, solunum güçlüğü, sıvı alamama, aşırı uyku hali ve bilinç değişikliği gibi durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
Kronik kalp, akciğer hastalığı, diyabet veya bağışıklık sistemiyle ilgili problemi bulunan kişilerin de enfeksiyon belirtilerini daha yakından takip etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Polat Durukan, “Özellikle kronik hastalığı olan kişilerde basit başlayan bir enfeksiyon daha ağır seyredebilir. Bu nedenle mevcut hastalığı bulunan kişilerin tedavilerini aksatmaması ve yeni ortaya çıkan ciddi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor” diye konuştu.
Acil servislerin hayati risk taşıyan durumlara hızlı müdahale etmek amacıyla hizmet verdiğini hatırlatan Prof. Dr. Durukan, hastaların şikâyetlerinin niteliğine göre uygun sağlık kuruluşuna başvurmalarının sağlık hizmetlerinin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Prof. Dr. Polat Durukan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sonbaharda hastalıkların daha sık görülmesi doğal olarak sağlık kuruluşlarına başvuruları da artırabiliyor. Burada önemli olan, belirtileri doğru değerlendirmek. Hafif seyreden ve genel durumu bozmayan şikâyetlerde kişinin uygun sağlık hizmetine başvurması gerekirken; nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, bayılma, ciddi alerjik reaksiyon, kontrol edilemeyen kanama veya genel durumda ani ve belirgin bozulma gibi durumlarda vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetlerinden yararlanılmalıdır. Sonbahar aylarında hava koşullarına uygun giyinilmesi, el hijyenine dikkat edilmesi, yeterli sıvı tüketilmesi ve kronik hastalıkları bulunan kişilerin düzenli tedavilerini sürdürmesi büyük önem arzediyor.”

