Gaziantep Ticaret Odası’nın (GTO) ağustos ayı olağan meclis toplantısında ekonomi, finansmana erişim, istihdam ve kentin insan kaynağı masaya yatırıldı. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, yüksek finansman maliyetlerinin yatırım ve üretimin önündeki en önemli engellerden biri olduğunu belirterek finansman için “Gaziantep Modeli” önerdi. Yıldırım, çalışan motorun yağsız bırakılmaması gerektiğini söyledi.

GTO ağustos ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tabur başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Mehmet Tabur, bu yıl 8’incisi düzenlenecek Gaziantep Alışveriş Günleri’nin 21-29 Eylül tarihleri arasında yapılacağını açıkladı. Organizasyonla kentte ticaretin canlandırılması, sektörlere hareketlilik kazandırılması ve tüketicilerin uygun fiyatlı ürünlerle buluşturulmasının hedeflendiğini belirten Tabur, GTO üyelerini kampanyaya katılmaya davet etti.

GTO’nun ağustos ayındaki faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım ise, küresel ekonomideki gelişmelerden Türkiye ekonomisine, finansmana erişimden Gaziantep’in işgücü potansiyeline kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelerin Türkiye’yi ve Gaziantep iş dünyasını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Yıldırım; uluslararası gerilimler, Rusya-Ukrayna savaşı, ticaret savaşları ve artan gümrük vergilerinin küresel ekonomide belirsizliği artırdığını ifade etti.

Türkiye ekonomisinin en önemli gündem maddesinin enflasyon olmaya devam ettiğini belirten Yıldırım, temmuz ayında tüketici fiyatlarının aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 arttığını, üretici fiyatlarındaki yıllık artışın ise yüzde 27,83 olduğunu söyledi.

Enflasyonda gerileme yaşanmasına rağmen seviyenin halen hem vatandaş hem de işletmeler açısından yüksek olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Enflasyon sadece marketteki fiyatı artırmıyor; işletmenin maliyetini, yatırım kararını, stok maliyetini ve finansman ihtiyacını da etkiliyor” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37’de sabit tuttuğunu hatırlatan Yıldırım, reel sektör açısından yalnızca politika faizinin değil, işletmelerin bankalardan hangi koşullarda ve hangi maliyetlerle kredi kullanabildiğinin önemli olduğunu belirtti.

Yıldırım, “Üreten işletmenin finansmana erişememesi, çalışan bir motorun yakıtsız bırakılmasıdır” ifadelerini kullanarak yüksek finansman maliyetlerinin yatırım, üretim ve kapasite artışının önünde ciddi bir engel olmaya devam ettiğini söyledi.

GTO ev sahipliğinde 5 Ağustos’ta gerçekleştirilen “İş Dünyası ve Finans Sektörü Gaziantep Buluşması”na da değinen Yıldırım, toplantıda kredi maliyetleri, kredi büyüme sınırları, Eximbank kaynaklarına erişim, POS komisyonları ve uzun vadeli yatırım finansmanı gibi başlıkların bankacılık sektörünün karar vericileriyle doğrudan görüşüldüğünü kaydetti.

Sorunları gündeme getirmenin yanı sıra çözüm önerileri de geliştirdiklerini ifade eden Yıldırım, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar’a Gaziantep’te pilot olarak uygulanmasını önerdikleri yeni bir finansman modeli sunduklarını açıkladı.

“Gaziantep Modeli” olarak adlandırılan sistemin, işletmelerin finansal sorunları büyümeden devreye girmesini amaçladığını belirten Yıldırım, “Hastaya ilacı zamanında vermek gerekir. Durumu kritik hale geldikten sonra verilen ilacın etkisi sınırlı kalır. Biz istiyoruz ki geçici finansal sorunlar, kalıcı üretim kayıplarına dönüşmesin” diye konuştu.

Gaziantep’in üretim yapısında emek yoğun sektörlerin önemli yer tuttuğuna dikkat çeken Yıldırım, açıklanan nüfus verilerinin kentin önemli bir insan kaynağı potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Gaziantep’in 2 milyon 222 bin 415 kişilik nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık 9’uncu ili olduğunu kaydeden Yıldırım, 15-64 yaş grubunda bulunan yaklaşık 1 milyon 440 bin kişilik çalışma çağındaki nüfusuyla da Türkiye’de 9’uncu sırada yer aldığını ifade etti.

İşletmelerin bir taraftan işgücü bulmakta zorlandığını, diğer taraftan kentte büyük bir çalışma çağındaki nüfus bulunduğunu dile getiren Yıldırım, bu potansiyelin nitelikli işgücüne dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Yıldırım, “Bir tarafta bu kadar büyük bir çalışma çağındaki nüfusumuz var, diğer tarafta işletmelerimiz işgücü bulmakta zorlanıyor. Önceliğimiz bu potansiyeli nitelikli işgücüne dönüştürmek olmalı” dedi.

Mesleki eğitimin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla daha güçlü şekilde buluşturulmasının ve gençlerin istihdama katılımının artırılmasının önemine işaret eden Yıldırım, Gaziantep’in insan kaynağını doğru değerlendirmesinin kentin üretim gücü ve gelecekteki rekabetçiliği açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.