Gün geçmiyor ki biri birilerini öldürsün veya kendi canına kıysın.

Ülkenin dört bir yanında olduğu gibi Gaziantep ve bölgemizde de uyuşturucu kullanımı/satıcılığı ve/veya sanal kumar illeti yüzünden ocaklar sönüyor, canlar yanıyor.

Nemelazımcılık yapıp “aman bize ne, beni ısırmayan yılan….” savunusuna sığınamayız.

Çünkü;

Her koyun kendi bacağından asılmıyor. Sorun bir şekilde başka komşuları, mahalleyi, ilçeyi hatta ili ilgilendiriyor.

Gidip bakın, adliye koridorlarında bekleyenlerin büyük kısmı bu iki illetten dolayı davalık olanlar veya yakınlarıyla dolu.

Adliyelerde iğne atsan düşecek yer yok, cezaevleri ağzına kadar dolu.

Burada neyi/nereli yanlış yapıyoruz?

Nerede geç kalıyoruz?

Neyi ihmal ediyoruz?

Ne yapmalıyız?

Bu soruların yanıtları verilmeden ve gerekleri yapılmadan da bu hengâme devam edecek hatta kartopu gibi büyüyerek devam edecek.

Aynı mahallede oturan insanlar, kendileriyle aynı sosyo-ekonomik düzeyde olan komşularının birden bire zenginleştiğini, evlerinin önündeki aracın marka ve modelinin lüks kategoriye girmeye başladığını görünce belki büyükler “Allah ıslah etsin” diyecek ama gençler ve çocuklar buna imrenerek bakacak ve bir adım ilerisi (eğer ebeveynleri iyi kontrol edemiyorsa- ki bu devirde çok zor) potansiyel aday haline gelecek.

Aynı şekilde kredi kartıyla sınırsız harcama yapabileceğini sanan orta gelir grubundakiler veya gençler sabahtan akşama ellerinden düşürmedikleri telefonlarının ekranlarına dakika başı düşen sanal kumar zehrini illaki yutacak.

Artan ölümler ve adliyelerde dosyalar üzerine hükümet adım atmaya başladı ama Aile, Milli Eğitim, İçişleri ve Gençlik bakanlıkları da bir an önce bu konularla ilgili önleyici projeleri hayata geçirmelidir.

Aynı şekilde yerel yönetimler de salt asfalt, kanalizasyon, yol projeleriyle yetinmeyip ardı ardına gençlere ve ebeveynlere yönelik projeler geliştirip kararlı bir şekilde uygulamaya koymalıdır.

 

Sivil toplum kurumlarının temsilci veya yöneticileri sosyal medyada uyduruk projelerinin tanıtımına yapacağına, hayata dokunan/dokunacak projelerde yer almalı. İlla kamudan gelecek kaynakları beklemeden çözüm ortağı olmada kararlılık göstermelidir.

Aksi halde sokaklara asılan koyunlar tüm mahalleyi kokutacaktır!