Yeniantep | Gaziantep Haberleri
Yeniantep | Gaziantep Haberleri
Diğer Sayfalar
KÖŞE YAZISI

Eleştiren çok, sorumluluk alan yok!

Mehmet BONCUK Mehmet BONCUK Yazarın tüm yazıları
28-10-2026 17:08 4 dk okuma
Paylaş:

Toplum olarak eleştirmekte pek mahiriz. Spordan siyasete, aile hayatından apartman yönetimine kadar herkesin söyleyecek sözü var. Ama iş elini taşın altına koymaya gelince kalabalık bir anda dağılıyor.

Çünkü eleştirmek kolay, iş yapmak zor. Sorumluluk almak ise daha da zor.

Gaziantepspor’un beceriksizlik ve ilgisizlik zinciri içinde küme düştüğü yıldan bu yana spor üzerine iki satır yazmamaya çalıştım. Ne var ki insanın bu şehirle bir bağı, geçmişe dair bir hafızası olunca susması da kolay olmuyor.

Söylesen fayda etmiyor, sussan dil de vicdan da razı gelmiyor!

 

Bugün Gaziantep FK için duyulan kaygının temelinde, Gaziantepspor’da yaşadıklarımız var. Şehrin koca çınarının amatör kümeye kadar sürüklenip futbol sahnesinden çekilmesi, hepimizin gözleri önünde gerçekleşti.

O süreçte eleştirilerin merkezinde İbrahim Kızıl ve yönetimi vardı. Ancak mesele yalnızca bir başkanın yaptıkları veya yapmadıkları değildi. Kulübün nasıl yönetildiğini sorgulayacak, gerektiğinde müdahale edecek ve sorumluluk üstlenecek kalıcı bir yapı da kurulamadı.

Zaman zaman devreye giren valilerin öncülüğünde toplanan destekler, günü kurtarmanın ötesine geçemedi. Yönetim destek bulamadığından yakındı, eleştirenler ise şehrin dışlandığını savundu. Sonunda tartışmalar kaldı, Gaziantepspor gitti.

 

Bugün kimin ne kadar haklı olduğunu tartışmaktan çok, o süreçten ne öğrendiğimizi konuşmamız gerekiyor.

Gaziantepspor’un ardından şehrin Süper Lig’de temsil edilmesi için bu kez başka bir kulübe emek ve kaynak aktarıldı. Fakat tribünlerle şehir arasındaki eski bağın yeniden kurulması kolay olmadı. Çünkü bir takımın ligde bulunmasıyla, şehrin o takımı sahiplenmesi aynı şey değil.

Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığı döneminde verilen emek ve sağlanan destek, şehri yeniden Süper Lig’e taşıdı. Ancak asıl mesele, bu başarının ardından kulübün kendi gelirleriyle ayakta durabilecek bir düzene kavuşmasıydı. Şirketleşme ve sürdürülebilir gelir arayışı da bunun için önemliydi.

 

Başkanlar değişti, kulübün mali yapısına ilişkin sorunlar ise devam etti.

Memik Yılmaz ve yönetiminin toparlanma çabalarına rağmen transfer tercihleri, yönetim anlayışı ve borç yükü tartışılmaya devam ediyor. Elbette bu yalnızca Gaziantep’e özgü bir mesele değil. Anadolu kulüplerinin çoğu, gelirleriyle giderleri arasındaki uçurumu kapatamıyor.

Ama başkalarının da aynı sorunu yaşaması, bizim yanlışlarımızı hafifletmiyor.

Her başarısızlığın ardından teknik direktörü değiştirerek, her sezon yeni transferlerle umut arayarak kalıcı başarı sağlanamıyor. Yanlış tercihler yalnızca puan kaybettirmiyor; borcu büyütüyor, taraftarı uzaklaştırıyor, bir sonraki yönetimin hareket alanını da daraltıyor.

 

Gazeteci arkadaşım Mustafa Özzorlar’ın da işaret ettiği yönetim tartışmalarında dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz: Kulübe kaynak sağlayanların beklentileriyle yönetimin kararları arasındaki anlaşmazlık.

“Parayı biz veriyoruz, kulübü başkası yönetiyor” anlayışıyla sağlıklı bir düzen kurulabilir mi?

Kaynak sağlayanın söz hakkı istemesi anlaşılır. Ancak bunun yolu, her sıkışıldığında başkanlık tartışması açmak değil; yetkinin, sorumluluğun ve denetimin sınırlarını baştan belirlemektir.

Kongre kararı almak da tek başına çözüm olmuyor. Ortada sorumluluk üstlenmeye hazır bir başkan adayı ve güçlü bir yönetim iradesi yoksa aynı belirsizlik devam ediyor.

Herkes birbirine bakıyor. “Armut piş, ağzıma düş” anlayışı yine iş başında!

Oysa bu şehrin insanı da imkânı da var. Eksik olan, bunları kişilere bağımlı kalmadan ortak bir hedef etrafında buluşturabilmek.

 

Valisinden belediye başkanlarına, oda ve meslek örgütü temsilcilerinden sanayicisine, esnafına ve spor camiasına kadar geniş katılımlı bir yapı oluşturulamaz mı?

Adına “Yüksek İstişare Kurulu” denilebilir. Ancak bu kurul, yalnızca isimlerin sıralandığı, arada bir fotoğraf verilen bir yapı olmamalı.

Görevi açık olmalı: Kulübün uzun vadeli gelir düzenine katkı sağlamak, başkanlık için ehil isimler etrafında uzlaşmak ve yönetimin mali hedeflerini takip etmek.

 

Futbolun günlük işlerine, kadroya veya transfere herkesin karıştığı bir düzen ise daha baştan yeni sorunlar üretir. Yönetim görevini yapmalı, kurul da belirlenmiş kurallar çerçevesinde denetlemeli.

Başkan adayı da yalnızca para bulabilecek biri olduğu için seçilmemeli. Bu işe zaman ayıracak, yönetme becerisi olan, şehri bir araya getirebilecek ve sorumluluğu gönüllü olarak üstlenecek bir isim olmalı.

Yanında da futboldan anlayan, mali disiplini önemseyen, emek vermeye hazır insanlar bulunmalı. Camianın içinden yetişmiş deneyimli isimlerle yetenekli gençleri buluşturmak bu kadar zor olmamalı.

Bütçe belli olmalı. Borç saklanmamalı. Harcamalar şeffaf ve denetlenebilir olmalı. Transferin maliyeti bilinmeli. Yönetimin hangi hedeflerle göreve geldiği ve bu hedeflerin ne kadarını gerçekleştirdiği düzenli olarak açıklanmalı.

Başarının da başarısızlığın da hesabı verilmeli.

 

Gaziantep’in futbol geleceği, Konukoğlu ailesinden bir kişinin daha çıkıp sorumluluk alacağı beklentisine bağlanamaz. Bir aileye, bir iş insanına veya bir belediye başkanına bel bağlayarak nereye kadar gidebiliriz?

Gaziantepspor’u kaybetmenin acısı hâlâ hafızamızdayken Gaziantep FK’nın geleceğini de günübirlik çözümlere bırakamayız. Bir kez daha düşüş yaşanırsa yeniden ayağa kalkmanın ne kadar zor olacağını görmek için uzağa bakmaya gerek yok.

 

Gökten zembille yönetici inmeyecek. Bu işi bilen insanlar ya eğitimle ya da camianın içinde emek vererek yetişecek. Bize düşen, o insanlara alan açmak ve kim gelirse gelsin işleyecek bir düzen kurmak.

Gaziantep’in ihtiyacı, sorumluluğu belli, bütçesi şeffaf, hesabı sorulabilen bir yönetimdir.

Eleştiren zaten çok.

Şimdi kimin ne kadar sorumluluk alacağını görme zamanı!

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Yeniantep | Gaziantep Haberleri yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Mehmet BONCUK — Diğer Yazıları

Tümü
Yeni Slow Radyo